Cumhuriyet 100 Yaşında!

Cumhuriyetimizin 100. yaşını ülkece büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Kutlama biçimi olarak birbirinden özgün yöntemlerle bu şerefli zaferi dağlara taşlara yazıyor, uçan kuşlara dahi duyurulması için yürekten çaba gösteriyoruz. Aslına bakarsanız bu başarı naralarını yüz yıldır Cumhuriyetle yaşamayı sürdürebilmiş olmamıza ithafen atıyor, aslanlar gibi burada olduğumuzu ve yüzyıllarca da olacağımızı dosta düşmana duyuruyoruz.

Yazı da konusunu tam buradan sahipleniyor.

Bu topraklar bizim duygusu ile ülkemizin pek çok yerindeki çiftçimiz hasat sonrası tarlalarını Cumhuriyet mutluluklarını ifade eder şekilde işaretliyor. Yozgat’tan Merzifon’ a, Merzifon’dan Kırklareli’ ye uzanan bu ifade şekli mutlandırırken düşündürüyor da…

Bu bir yüz yıl içinde:

Kaç dönüm tarla pestisitlerce zehirlendi?

Kaç dönüm tarla bu zarardan kaçabilmek için bilinçlendirildi, desteklendi?

Kaç çeşit bitki tohumu atasından uzaklaştı?

Kaç çeşit ata tohumumuz korunabildi?

Kaç çiftçi tarlasını tapanını satıp kente göç etti?

Kaç kentli yeniden üretim diyerek toprağına döndü?

Kaç dönüm toprak mikro plastiğin esaretinde?

Kaç dönüm toprak organik tarıma uygun?

Kaç dönüm tarla, anız yakımıyla organik bileşiklerine cayır cayır kıydı, kaç dönüm bu katliama dur diyebildi?

Kaç dönüm orman yok oldu, kaç dönüm orman oluşturuldu?

Kaç dönüm tarım arazisi kentlerce yutuldu, kaç dönüm yeni tarım arazisi oluştu?

Kaç dönüm tarım arazisinde ileri tarım teknolojileri kullanıldı?

Kaç dönüm alan akıllı tarımdan, tarım 4.0 dan haberdar oldu?

Kaç tarım işletmesi kendi başlarına ekonomik üretim yapabilecek güce erişti?

Kaç dönüm alanda planlı tarım uygulandı?

Kaç ton ürün fazlalık olduğu için çöpe gitti?

Kaç ton ürün, üreticisi tarafından pazarlanamadığı için aracılara zararına satıldı?

Kaç dönüm arazi planlı sulama sistemine sahipti?

Ve liste uzar gider…

Cumhuriyetin yaş dönümünü ta bağrından kutlayan çiftçiler için bu sorulara cevap bulmalı, aldığımız cevaplar ülkemizin geleceği yönünde tehdit içerikli ise yapıcı ve işbirlikçi projelerle çözmek zorundayız.

Siyaset yapıcılar, otoriteler, aktivistler, özel ya da tüzel kişiler ve tabiki tüm halk olarak buna mecburuz. Çünkü bu bize Ata mirası. O değil mi ki, köylüyü milletin efendisi yapan, tarıma destek veren, tarımsal üretim açısından kendi kendine yetebilen ve her türlü durumda bile tarımsal güvenliği koruyabilen bir millet hayalinde olan.

İkinci yüz yılın ilk yılına bu farkındalıkla başlanmasını diliyor ve Cumhuriyetin yeni yaşı için as bayrakları, as diyorum…

Instagram

X

Facebook

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x